Ankara'nın Başkent Oluşu (13 Ekim)
1.Dünya savaşı sonunda Müttefiklerin yenilmesi yüzünden , Osmanlı Devleti de yenilmiş sayıldı. 30 Ekim 1918'de imzalanan Mondros Ateşkes Anlaşması'na dayanılarak yurdumuz itilaf devletleri tarafından işgal edildi. Ordularımız dağıtıldı. Boğazlar itilaf devletlerinin yönetimine bırakıldı. Türk milleti için herşeyin bitmek üzere olduğu bu günlerde herkes çaresizdir. Yurdu kurtarmak için birşeyler yapılmalıydı.
Bu sırada İstanbul'da bulunan Mustafa Kemal , 9.Ordu Müfettişi olarak Samsun'a tayin edildi. Mustafa Kemal bu görevi seve seve kabul edildi. Çünkü vatanını kurtarmak için yapılacak çalışmalar Anadolu'dan başlamalıydı. Anadolu halkıyla görüşmek , onların fikirlerini almak ve çalışmaya başlamak için bu görevi tam bir fırsat olacaktı.
Atatürk 16 Mayıs 1919'da Bandırma Vupuru ile İstanbul'dan Samsun'a hareket etti. 19 Mayıs 1919'da Samsun'a geldiğinde Samsun halkı onu büyük bir coşkuyla karşıladı. Çünkü Anadolu , Atatürk'ü Çanakkale Savaşlarından tanımış , onun ne kadar güçlü , kararlı , azimli ve vatansever bir komutan olduğunu öğrenmişti. Vatanı kurtarmak için Anadolu'nun beklediği kumandan Atatürk'tü. Bu nedenle Anadolu halkı , onu , 19 Mayıs günü Samsun'da büük bir umutla bağrına bastı.
Atatür'ün Samsun'a gelmesiyle Kurtuluş Savaşı fiilen başlamış oldu. Samsun'dan Erzurum ve Sivas'a geçen Atatürk buralarda düzenlediği kongrelerde halkla görüşmüştür. Onların kendilerini temsil edecek vekillerini seçmelerini istemiş , sonra da seçilen bu temsilcilerle birlikte Ankara'ya doğru hareket etmiştir.
27 Aralık 1919 tarihinde , yanındaki temsilcilerle birlikte Ankara'ya gelen Atatürk'ü Ankaralılar büyük bir sevgiyle karşılamışlardı. Ankara'da toplanan bu heyet , çalışmalarını sürdürmüş ve yurdun kurtarılması için ilanlar yapmıştır. Böylece Ankara Kurtuluş Savaşı'nın kalbi olmuştur.
23 Nisan 1920'de Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin (TBMM) de Ankara'da açılmasıyla burası yeni Türkiye'nin temeli haline gelmiştir. Çünkü bütün kararlar burada alınmıştır. Kurtuluş Savaşı buradan idare edilmiştir.
Ulusal Kurtuluş Savaşının sonunda imzalanan Lozan Barış Antlaşmasıyla işgal güçleri , yurdumuzu terk etmişlerdir. İstanbul'un da düşmandan temizlenmesinden sonra başkentinin Ankara mı yoksa İstanbul mu olacağı konusunda tartışmalar başladı. Oysa İstanbul tarihi ve jeopolitik konumu nedeniyle başkent olmaya uygun değildi. Tartışmalara bir son vermek ve ülkenin başkentini kesin olarak belirlemek amacıyla , Türkiye Büyük Millet Meclisi 'ne (TBMM) bir kanun teklifi verildi.
''Türkiye Cumhuriyeti' nin başkenti Ankara' dır.'' şeklinde bu teklif , 13 Ekim 1923 tarihinde kabul edildi. Böylece , 23 Nisan 1920 tarihinden beri zaten fiilen başkent olan Ankara , resmende başkent ilan edildi. Daha sonra anayasamızın değiştirilmeyecek maddeleri arasında yerini aldı.
Ankara'nın başken olarak seçilmesinin en önemli nedenlerinden birisi , Ankara'nın yurdumuzun tam ortasında yer almasıdır. Milli mücadelenin başladığı yıllarda Ankara küçük bir Anadolu kasabası görünümündeyken bu gün sayısız parkları , okulları , gökdelenleri , sanayi ve ticaret kuruluşlarıyla modern bir başkent haline gelmiştir.
Her yıl '' 13 Ekim '' tarihinde Ankara'nın başkent oluşu törenlerle kutlanır.

